29 Haziran 2015 Pazartesi

tuhaf (ilk hikayem)

Bu uyduruk blogumda ilk hikayemi yazacağım birazdan nasipse. Rüyamdan ilham aldım. Tıpkı bir filme benziyordu, film olabildiyse hikaye neden olmasın?



Nazlı o gün her zamanki gibi işine gelmişti. Çoğu kişinin duyunca hııımmm diye yorum yaptığı ve arkasından soru sormak çin sabırsızlandığı bir işte çalışıyordu. 112 de. işini seviyordu işyerini sevmiyordu. bu çıkmazın içinde her nöbet sabahı farklı duygular içinde işine gidiyordu. işte o gün işe mutlu gelmişti. Önemli bir haber bekler gibi heyecanlıydı. Gerçi o her zaman heyecanlıydı. Ama bugün daha farklıydı umutluydu. Nöbeti devraldığı arkadaşları o gelmeden hemen önce bir vakdan dönmüşler hararetli bir şekilde vaka hakkında tartışıyorlardı. suriyeli bir mülteci çalıştığı inşaaatın şantiyesinde sabah ölü olarak bulunmuştu. sorumlu o olan arkadaş "Allah belalarını versin bu suriyelilerin ne var sanki gelip burada ölecek" diyordu. Normalde olay yerinde ölü bulunan kişileri haraket ettirmez savcı gelene kadar beklerlerd. ama O esnada etrafta telaşlı ve sinirli pek çok amele vardı ve zaten onlar bizimkinin arkadaşlarından önce alıp çoktan ambulansa koymuşlardı. Savcı olay yerne gelince neden taşıdınız diye homurdanmış. başlarına bela açılmasından korkar bir haldeydiler. nitekim biraz sonra iki polis 112 istasyonundan içeri girip hararetli tartışmayı sona erdirdi.

9 Haziran 2015 Salı