13 Mayıs 2014 Salı

atom önyargı muhabbetleri

          


            Ders çalışıyorum.
     
       Dgs ye hazırlanıyorum. Yemden içmeden hem de. Ama daha önce  

 çözemediğim tarzda ki sorular çıkınca yaaa üffff dememek elden değil. Zor 

olup olmaması önemli değeil. Önemli olan benim o tarz soruları zamanından

 kalma durumlar nedeniyle zor olarak görmem ve bu yüzden o soruları çözmek 

istememem. Al sana parçalaması atomdan daha zor bir olay. püffffff

2 Mayıs 2014 Cuma

BÜYÜ-YE-MEYEN 25 LİK

        Psikopata bağladım yemin olsun..
        O kadar ki; biri beni azarlayınca kendimi evimde hissediyorum. Bu nasıl bir duygudur , neyin nesidir , kimin fesidir... Biri bana anlatsın neden böyle hissettiğimi. Öncelikle açıklayayım nasıl olduğunu. Hani evde en çok sevilen diye tabir edilen ufaklık vardır ya 2 çocuğu olsa bile o ufaklıktır. Aklı pek öyle her şeye yetmez. Herkes onu sever svmesine ama  herkes ondan daha fazla tecrübelidir ve herkes daha fazla şey bilir. Bu sebeple yaptığı yanlışlar -ki çoğu zaman yanlış yapar- insanlara sempatik görünür. -hele de -pek mütevazi olamıycam- yapısında sempatiklik varsa- tamamdır o iş. Diğer olgun insanların küseceği belki bir daha o kimsenin yüzüne bile bakmayacağı sözler duysa bile, o gülümser. gerçekten gülümser içtenlikle, çünkü aynı şeyi doğduğundan beri ailesi ona yapmaktadır. Bunu hayatın normal seyri zanneder. Belki daha sonradan kafasına dank eder ama iş işten geçmiştir. O ağır söz söylenmiş o da safça hatta salakça gülümsemiştir. Utanır bi de sonradan, aklına geldikçe ahh salak kafam diye söylenir durur. Peki suç kimde ? Kime kızsın şimdi bu 'genç'(tecrübesiz ufak küçük ahh canım bak bak ne güzel konuşuyo falan filan) insan? Kendine mi yoksa ömür boyu bu salak durumu yaşamaya mecbur eden ailesine mi?

      NEyse işte böyle bi durumum var. Bişr dokun bin ah işit misali. Hadi Allah a emanet kalın....