25 Kasım 2014 Salı


 Yazı yazmak yetenek ister öyle herkes yazamaz herkesin okuyamadığı gibi. ben de fazla zorlamayayım okudukça açılır insan okumak yeterli yazmak için yazamıyorsan okumuyorsun demektir. oku biraz

23 Kasım 2014 Pazar

            
 Hayat seçeneği olmayan sorular sorar insana...





            Biraz da hayal kırıklığından yana durayım. O yana bu yana durmak durduğu durması gereken yeri bilmeyen insanları sar-s-ıp atıyor çöplüğüne ya da bulduğu engin denize... Okyanusa değil yalnız denize okyanusa atsa lütuf olacak çünkü uçmaya başlayacak okyanusta. ne yana gitse gelmeyecek arkasından, uçacak sonsuz boşlukta kalbi onunla olacak inancı hep yanında . hayat telaşe olmuş olmuyor nereye gitsek gitmiyor. Rabbim bizden istediğin bu muydu?  Kim bilir ne yandan eserse rüzgar o yana eğiliriz. Ağaç değiliz ki  sağlam kökleri olmalı insanın tutunduğu koptuğunda düşmemeli.


    hayal-rüzgar anlamdaş mıdır yoksa anlam mıdır
anlamlandıran mıdır yoksa anlamını pekiştiren mi
giden mi yoksa kalan mı
hep eskiyen mi
eskimese de görünmeyen mi
görünen ama fayda vermeyen mi
görünen haz vermeyen mi
giden mi kalan mı
hep kalmak isteyen mi hep giden mi
eskiler mi eskimeyen mi
yenileşen mi yeni mi
giden mi kalan mı yoksa ikisinin ortası mı

bebek telaşı

(ikinci çocuğum doğmadan 4 gün önce yazılmıştır.9/10/2013)

aman yarabbim lisede bile bu kadar sabırsızlıkla gün saydığımı eve gideceğim zamanı beklediğimi hatırlamıyorum,çatlıycam şimdi,Rabbim sen bu dediklerime bakma hayırlı zamanda olsun,aynı zamanda da kafayı yemeye ramak kaldı, sakinim sakinim hiç öyle telaşlı meraklı sabırsız falan değilim, hele öyle gittiğimiz yerde insanlar 'ayyyyyy senin çocuğun çok küçük değil mi nasıl baş edeceksin yaazıııkkk Allah yardımcın olsun' dediklerinde kafalarını falan kırmak istemiyorum,'ayyyyy kesin kıskanıcak dikkatli ol çocuğa bişey yapmasın 'dediklerinde yada 'canım benim çok da küçükmüş daha yazık olmuş neden hemen düşündünüz ki' dediklerinde gayet olgun sakin davranıp suratıma hafiften bir gülümseme yerleştirip orda değilmiş gibi davranıyorum,zaten ne kaldı şunun şurasında,ama biter mi hiç bitmez bu seferde başlar



  'hıımmmm sütün yetmiyo heralde baksana bi deri bi kemik kalmış yavrucak' 'çok kilo almış az emzir biraz mama başla olmazsa ' 'yemeklerden versene artık kocaman oldu' 'neee su da mı vermiyosun ayyy kız yazık değil mi niye öyle yapıyosun su içmeden durulur mu hiçç su ver sen ver bakma o doktorların dediklerine ne bilirmiş onlar' ' çok sıcak hava pişecek çocuk açsana üzerini biraz' 'donacak çocuk sar sar üşümesin' 'hıçkırık tuttu üşüdü heralde sar biraz sar' 'uykusu geldi heralde ''acıktı heralde'' gazı var galiba' susamıştır kesin 'o yenmez gaz yapar bebeğe' 'şu yenmezz gaz yapar' ' bak buda yenmez soğuk su içilmez,süt içilmez,mercimek,fasülye nohut başta olmak üzere aklınıza gelebilecek herşey gaz yapar yani sonuçta bebeğin gazı olduysa kesin annenin yediklerindendir,biz söylemiştik zaten yeme diye ! .yok canım bu kadarda değil abartıyorum aslında üzerinize afiyet gerginim biraz her dönem ayrı bir telaş oluyor bi dönem ya dönmezse sonra suyu azalırsa yok suyu artarsa yok bilmem neyse ya günü geçerde plasenta eskirse ya doktora sinir olursam ya ebeler ters davranırsa,ya şöyle olursa ya şöyle olmazda böyle olursa yokk yok böyle olmayacak sakin mi olmalıyım yok aslında sadece biraz oluruna bırakmak lazım bu durumu ne kadar kontrol edebiliriz ki en fazla sezaryen mi normal mi belki onu bile seçemeyiz Allaha bırakmak lazım biraz da sonra elimizden gelen şeyler için telaşlanmalıyız yada elimizden gelenler hakkında düşünmeliyiz,az kaldı ha gayret az sabret bu sabrettiğim yada sabredemediğim günlerde geçecek,zaman herşeyi unutturacak .gerginliğim doğumdan değil,nedense sanki hiç canım acımayacakmış gibi geliyor.hatta karnıma bakıp duruyorum' hıh neydi o kasılmamıydı sancımıydı dur bi dur hııı yok değilmiş' gibi şeyler şu sıralar fazla söyleniyor,sancı girsin diye bekliyorum 'gözüm karnımda gönlüm darda ya kendin gel yada nst den haber yolla 'diye şarkı bile yaptım sana bak.ama nerde bu da abisi gibi 5 gün geç gelirse düşünemiyorum artık Allah sonumu hayır eylesin

6 Haziran 2014 Cuma

benim sahibim değilsin

Senden nefret adiyorum.hayatımı mahvediyorsun ve ben buna bile bile göz yumuyorum. Ömrümün sonuna kadar bunu yaşamay adevam edceğim .her şeyi kabul ediyorum. acı hayatın amacı. sıkıntı

ruhum bunalıyr. daralıyorum benim engin bir kalbim var .bu sığ sularda yüzemiyorum. iftne fesad içine nefes alamıyorum. neden hep eski günlerini özler insan neden içinde bulunduğum durumdan memnun olamıyorum neden hep daha fazlasını istiyorum.yetinmeyi bilmemek mi bu yoksa sığamamak mı sana verilen kalıba tam olarak çözebilmiş değilişm.bu kadar zor olmasa gerek bazı şeyler.

13 Mayıs 2014 Salı

atom önyargı muhabbetleri

          


            Ders çalışıyorum.
     
       Dgs ye hazırlanıyorum. Yemden içmeden hem de. Ama daha önce  

 çözemediğim tarzda ki sorular çıkınca yaaa üffff dememek elden değil. Zor 

olup olmaması önemli değeil. Önemli olan benim o tarz soruları zamanından

 kalma durumlar nedeniyle zor olarak görmem ve bu yüzden o soruları çözmek 

istememem. Al sana parçalaması atomdan daha zor bir olay. püffffff

2 Mayıs 2014 Cuma

BÜYÜ-YE-MEYEN 25 LİK

        Psikopata bağladım yemin olsun..
        O kadar ki; biri beni azarlayınca kendimi evimde hissediyorum. Bu nasıl bir duygudur , neyin nesidir , kimin fesidir... Biri bana anlatsın neden böyle hissettiğimi. Öncelikle açıklayayım nasıl olduğunu. Hani evde en çok sevilen diye tabir edilen ufaklık vardır ya 2 çocuğu olsa bile o ufaklıktır. Aklı pek öyle her şeye yetmez. Herkes onu sever svmesine ama  herkes ondan daha fazla tecrübelidir ve herkes daha fazla şey bilir. Bu sebeple yaptığı yanlışlar -ki çoğu zaman yanlış yapar- insanlara sempatik görünür. -hele de -pek mütevazi olamıycam- yapısında sempatiklik varsa- tamamdır o iş. Diğer olgun insanların küseceği belki bir daha o kimsenin yüzüne bile bakmayacağı sözler duysa bile, o gülümser. gerçekten gülümser içtenlikle, çünkü aynı şeyi doğduğundan beri ailesi ona yapmaktadır. Bunu hayatın normal seyri zanneder. Belki daha sonradan kafasına dank eder ama iş işten geçmiştir. O ağır söz söylenmiş o da safça hatta salakça gülümsemiştir. Utanır bi de sonradan, aklına geldikçe ahh salak kafam diye söylenir durur. Peki suç kimde ? Kime kızsın şimdi bu 'genç'(tecrübesiz ufak küçük ahh canım bak bak ne güzel konuşuyo falan filan) insan? Kendine mi yoksa ömür boyu bu salak durumu yaşamaya mecbur eden ailesine mi?

      NEyse işte böyle bi durumum var. Bişr dokun bin ah işit misali. Hadi Allah a emanet kalın....