13 Nisan 2013 Cumartesi

bi de elinde cep telefonu çöpçünün cep telefonu mu olurmuş chıch chıch chıch !!!

            Ya utanmadan bi de arabaya biniyo hem de kendi arabasıymış. Elinde de bi cep telefonu hiç düşürmüyor. Çöpçünün cep telefonu mu olurmuş?

            Eskiden duyardım ama hiç kulaklarımla şahit olmamıştım böylesine.Evet onlar hala varlar.Soyları daha tükenmemiş. İnanamadım orda insanlık adına öldürüverip kahramanlık göstermek istedim. Tabi nerde bend eo cesaret...

8 Nisan 2013 Pazartesi

Bugün benim doğum günüm



                                      

            7 nisan 1990 yılında güneşli bi cumartesi günü kendisi aynı zamanda halam olan ebe evde doğurtmuş beni üfff o ne biçim kelime öyle be!

            Yüksekokuldayken aynı evde kaldığım kardeşim kadar yakın olan cilveliyle bi konuşmamız olmuştu: aslında beraber günlük yazıyorduk :)  evlenicez çocuklarımız olacak mutlu olucaz filan yazarken o dedi ki ayy ben doğuramam ben sezaryen olucam. Dedim ki ben de valla ben doğururum hem de çatır çatır :)) Evet öyle de oldu iki çocuğumu öyle çatır çatır doğurdum :D

            Cidden bazen çok sinir oluyorum bu laftan lafa atlama huyuma,ne alaka şimdi doğum falan öğğğ

            6.4.2013 gecesi saat 23:30 gibi eşimde ben de uyanıktık bekledim ki yatmadan gelsin kutlasın diye hiçbişey demedi. Hatta ben salaklığıma doymayayım ben yatayım artık dedim gittim yattım 15 20 dk sonra bi hışırtı sesleri geldi içerden içimi öyle bi sevinç öyle bi heyecan kapladı ki anlatamam dedim ki sevdiğim bana sürpriz yapmış hediye almış ve saat tam 12 de verecek .Uyku muyku kalmadı tabi ama hiç çaktırmıyorum. Bu sırada hayatımda daha önce hiç tecrübe etmediğim bişey yaşadım, hiç uykum olmadığı halde gözlerimi kapayıp abartmıyorum tam yarım saat filan bekledim.gözlerimi hiç açmadan hiç kıpırdamadan tam yarım saat bekledim, o hışırtısını duyduğum hediyeyi getirsin diye :D

çok beklersin..

ne yaptım biliyor musun daha çok şarkı söyledim

               

                            


 Candan Erçetin in ayrılık üzerine çok güzel belki de ağır bir şarkısı başlığa yazdığım.Benim dinlemek için şarkı seçimimde bir ilkem vardır : asla hissetmediğim (yok asla değil bazen olabiliyor ) beni yansıtmayan halimle hemhal olmayan şarkılar dinlemem! Ama bu şarkı bi başka yani öyle ki sadece ayrılık değil acıyı anlatıyor sanki,

Ama yine de akıyor gözyaşlarım ıslatıyor yastığımı seni özlediğim geceler de....  bu mısra bile bana acı vermeye yetiyor zaten şu söz beni hep etkiler : ben acıyı seviyorum sebebi bu ...
Acı hissettiğim şarkıları severim.Acı seven psikopatlara tavsiye edebilirim:))

Nerde kalmıştım ben hııı....  hani filmlerde olur ya sevdiklerinin özelliklerinden falan bahsederler o sevdiklerinin hiç farketmeden yaptıkları şeyler olur genelde  uyanınca osurmak gibi :) bunu işler güçlerin bi sahnesinden alıntıladım.

Orda Ahmet sevdiğine onu ne kadar tanıdığını anlatmaya çalışıyodu sabah iyi uyumuşsa kalkar gerinirmiş yok uykusunu iyi alamamışsa hafif bi gaz çıkarırmış demişti ben bayılırım böyle şeylere yani bana 'ben' anlatılmasına...

gerçi eşim de az romantik adam değildir   maşallahı var...

hıh ne demiştim hatırladım işte benim de böyle bi özeliğim var sanırım farkı şu  ki ben bunu farkettim :)

canım sıkkın olduğunda durmadan şarkı söylerim aklıma ne gelirse genelde yavaş olur tabi ama tempolu da olabilir (sözleri de önemli tabi)

Bunu bana birgün sevdiğim biri söylese ne güzel olur.Çok fazla şey beklememek lazım ama ya neyse



6 Nisan 2013 Cumartesi

PROMETHEUS


                                         

Ya Karar verdim artık filmleri izler izlemez yazacağım çünkü sonradan ufak noktaları hatırlayamıyorum.Geri dönüp izlemem gerekiyor.Zor oluyor.İşte bu filmi de dün yarısını bugün geri kalanını izledik.

              Bilim kurgu filmi biraz da fantastik.Filmi konu açısından beğendim. İnsanlar kendilerini yaratan yaratıkları bulmaya çalışıyorlar( bunu yazarken gülümsüyorum) Gerçi saçmalığın daniskası ama film de önemli olan en saçma konuları bile izleyenlere çok mantıklıymış gibi gösterebilmek işte ben buna film derim. Burada da öyle bir etki vardı.

4 Nisan 2013 Perşembe

yok bu böyle olmayacak

                                                  

Ya aklıma yazacak bir sürü şey geliyor ama bloğum illa ki film ve kitaplarla ilgili olacak diye bi b.. yazamıyorum.Gerçi çoluk çocuk sağolsun fırsat vermiyor ama işte çoluk çocuğu uyutup kocayı maç izlemeye gönderdiğim bi akşam bu iş için çok müsait olabiliyor. Bilmem anlatabiliyor muyum?

Neyse geçelim yazmak istediklerime:

             Ya iki çocukla hayat ne kadar zormuş cehennemde yaşıyorum gibi geliyor bazen dermişim seni yermişim :) yok ya hiç sevmem bu ' cehennemde yaşamak ' artık kelimesini mi deyim kelimelerini mi yoksa başka bişey mi şu an aklıma gelmiyor.Konu neydi ya? hıh tamam

Ama cidden zor be ya... 2 gün önce sinirden kudurdum resmen , konu neydi hatırlamıyorum ama önce çocukları sonra kendimi 1. katın penceresinden atasım geldi  :)  (evet 1. katta oturuyorum ayrıca çok unutkanımdır)

             Dedim ne yapsam ne yapsam komşularımı severim ama onlara da gına getirtmek istemem dedim ve dışarı çıktım parka gittik o sırada zaman kavramını yitirmişim tam emin değilim ama şöyle yaklaşık bi üç saat falan geçirdik parkda.

           Eve geldiğimizde 5 aylık kızım da dahil heipimiz yorgunluktan ölüyorduk :)   ikisini de yatırdıktan sonra ben de yattım.

            Hatta komi,k bişey oldu. Önce küçüğü  uyutmam gerekiyor normalde yoksa küçük uyanıkken oğlumu uyutamıyorum. Ben de komşumun 5. sınıfa giden oğlunu çağırdım benim oğlanı oyalasın diye derken ben bebişi uyuttum geldim baktım benim oğlan bi köşede oyun oynuyor bizim komşunun delikanlısı bilgisayarda pes oynuyor, artık parkda ne kadar stres attıysam artık dedim ki Oğlum sen oynamaya devam edebilirsin ben İbrahim i de uyutucam. Tamam dedi .

           Oğlum dediğime bakmayın annelik işte herkese yavrum oğlum kızım gibi kelimeler kullanabiliyorum 23 yaşında olmama rağmen neyse :) geçelim konuya sonra İbrahim i de uyuttum. Baktım baya bi dalmış oyuna dedim ki ben de yatıcam şimdi sen oynamaya devam edebilisin (komşumla çok samimiyimdir yani kapılarımızın arasına bi halı falan sersek fena olmayacak gibi hatta (gibi hatta nasıl oluyor öyle ya (parantez içinde parantez ) ) )

bu arada saat 15:00 filan. Biz ailecek öyle dalmışız ki saat 18:00 olmuş hala uyuyorum (yuh artık)

             Eşim gelmiş eve bu yakışıklı kapı sesini duyunca anlamış eşimin geldiğini hemen oyunu kapatıp fırlamış kapıya eşim kapıyı açan olmayınca anahtarıyla açmış , açar açmaz da karşısında bizim oğlanı görünce korkmuş,Yazık o da hoşgekdin aydın Abi deyip başka bişey demeyip evlerine kaçmış.Ben de sese uyandım normalde öyle sese falan uyanmam ama işte 3 saat uyumanın etkisi de olabilir :)

Aydın dedi : noluyo yaa. Anlattım güldük .Yazık nasıl utandı zavallı.

Çocuk olmak var hayatta ne kadar temiz duygular.

Kinler nefretler bile saf ...

Ya bu çocuklara onların saflığa temizliğine falan bu kadar ilgi göstermem anne olmamdan kaynaklanıyor. Bunu biliyorum. Anne olmayan bilemez değil ama işte Anne gözüyle bakmak daha bi farklı.